Kibleteyn Mescidi

kibleteyn-mescidi

 

KIBLETEYN MESCİDİ

Mescid-i Nebevi’ye 5 Km uzaklıkta bulunan ve ilk adı Ben-i Selime Mescidi iken Resul-i Ekrem’in (S.A.V) namaz kıldırdığı sırada kıblenin Mescidi Aksa’dan Kabe’ye çevrilmesi üzerine ”İki Kibleli Mescit” anlamına gelen bugünkü adını almıştır.
İslamın ilk yıllarında namazlar, Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksa’ya doğru kılınıyordu. Peygamber Efendimiz(S.A.V) kıblenin Kabe olmasını yani namazların Kabe’ye dönülerek kılınmasını çok arzu ediyor ve bu konuda Allah(CC)’den gelecek emri bekliyordu. Hicretten 18 ay kadar sonra Peygamber Efendimize (S.A.V) beklediği müjde gelmişti. Şaban ayının 15. günü(Berat Kandilinde) Hz Peygamber(S.A.V), öğle veya ikindi namazını kıldırdığı esnada ikinci rekatın sonunda aşağıdaki Ayet-i Kerime indi:
”Seni elbette hoşlanacağın kıbleye döndüreceğiz. O halde hemen Kabe’ye doğru dön. Ey müminler sizde nerede olursanız olun (namazda) oraya doğru dönün” (Bakara 144)
Bunun üzerine Hz. Peygamber(S.A.V) namazı bozmadan hemen Kabe istikametine döndü, cemaat de saflarıyla birlikte döndüler. Böylece Kudüs’e doğru başlanan namazın son iki rekatı Kabe’ye yönelinerek tamamlandı. İşte bu bakımdan bu mescide ”Mescid-i Kıbleteyn” yani İki Kıbleli Mescit denir.
Mescid-i Kıbleteyn, Medine valisi Ömer bin Abdülaziz, Memluk Sultanı Kayıtbay ve Kanuni Sultan Süleyman dönemlerinde büyük onarım ve imarlar görmüştür. Son olarakta 1987’de Suudi Hükümeti tarafından yeniden inşa edilen Mescid-i Kıbleteyn’in Kabe tarafına mihrap, Kudüs tarafına ise Bakara Suresinin 144. ayeti ile bir pano konulmuştur. Mescidin iç kısımları modern tarzda süsleme motifleri ile ve Türk Hattatı Hasan Çelebi’nin yazdığı celi sülüs ve kufi hatlarla bezenmiştir.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir