Zatü’r-Rika Gazvesi

gazve2

Bu gazve Hayber gazasından sonra olmuştur. Çünkü Ebu Musa el-Eşari,Habeşistan’dan Hayber gazvesinden sonra gelmiştir.

Bu gazve, Gatafan’ın bir kolu olan Salebe oğullarından, Hasafa İbn-i Kays’ın başkanı bulunduğu Muharib kabilesine karşı yapılmıştı. (Bu kabilenin müslümanlarla çarpışmağa hazırlandığı haber alınmıştı.)

Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem (bu seferde Medine’ye iki günlük mesafedeki Şadah vadisinde) Nahl mevkiine kadar (dört yüz veya yedi yüz kişilik bir kuvvetle) gidip orada konakladı (Bu vadide Fizar, Eşca ve Enmar kabilelerinden bir takım soylar bulunuyordu).

Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, yedinci gazvesi olan Zatür-rika Gazvesinde sahabelerine korku namazı kıldırmıştır.

Sıcakta yürümekten dolayı mücahidlerin ayakları yarılmıştı. Onlar da ayaklarına bez parçaları sarmışlardı. Bu nedenle bu gazveye zatü’r-rika gazvesi adı verildi. (Buhari


)

Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Zatü’r-rika’da Gatafan’dan büyük bir toplulukla karşılaştı iki taraf birbirlerine yaklaştılar. Fakat aralarında bir çarpışma olmadı. (Müşriklerin davar, sığır ve deve gibi yaylım hayvanlarından ele geçirilebilenler harp ganimeti olarak alındı.)

Cabir b. Abdullah el-Ensari şöyle dedi:

“Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte (hicretin yedinci senesinde) Nahl’den Zatü’r-rika gazvesine çıktık. Bir Müslüman, müşriklerden bir adamın karısını öldürdü. Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kafile ile yoluna devam etti. O kadının kocası seferde idi. Geri dönüp karısının öldürüldüğünü işitince, Muhammed’in ashabından bir kişinin kanım akıtmadıkça durmayacağına yemin etti. Böylece Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in peşine takıldı. Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir yerde konakladı ve şöyle dedi:

“Bizi işte bu gecemizde hangi adam koruyacak, bekçilik yapacak?”

Bunun üzerine muhacirlerden (Ammar b. Yasir) ensardan da (Abbad b. Bişr) seslendiler ve dediler ki:

“Ya Rasulallah! Biz.”

Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem dedi ki:

“O halde boğazın ağzında bekleyiniz.”

Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ve sahabeler boğazın ağzına inmişlerdi.Abbad ve Ammar boğazın ağzına doğru yola çıktıkları vakit Abbad b. Bişr, Ammar b. Yasir’e dedi ki:

“Gecenin hangi zamanında senin yerine bakmamı istersin, evvelinde mi sonunda mı?”

Ammar dedi ki:

“Evvelinde.”

Bunun üzerine Ammar yattı ve uyudu. Abbad da namaz kılmaya başladı. Bu esnada öldürülen kadının kocası geldi. Abbad‘ı gördüğünde onunda gözetleyici olduğunu anladı. Hemen yayını çıkardı ve bir ok attı. Atılan bu ok Abbad‘a isabet etti.Abbad da onu çıkartıp bir kenara koydu ve namazına devam etti. Sonra ona diğer bir ok isabet etti. Bu kez o oku da çıkartıp bir kenara koydu ve ayakta sabit kaldı. Sonra ona üçüncü bir ok isabet etti. Abbad bu oku da çıkartıp bir kenara koydu. Sonra rüku ve secde edip arkadaşını uyandırdı ve şöyle dedi:

“Kalk! Hareket edemeyecek şekilde yaralandım.”

Bunun üzerine o yerinden fırladı. O adam ikisini görünce fark edildiğini anladı ve kaçtı. Ammar, Abbad’ın vücudundaki kanı görünce dedi ki:

“Sübhanallah! Sana ilk attığında beni uyandırsaydın ya!”

Abbad dedi ki:

“Kıraat ettiğim bir sure okuyordum. Onu bitirinceye kadar kesmek istemedim. Bana ok atmaya devam ettiği zaman rüku ettim ve sana bildirdim.

Allah’a yemin ederim ki, şayet Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in bana emrettiği bu düşman hücumundan korkulan yerdeki nöbet görevini kaybetme korkum olmasaydı, elbette o sureyi kesmeden veya bitirmeden önce canımı çıkartacaktı.” (Siyeri İbn-i Hişam)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir