Peygamberimizi (S.A.V) Ziyaret Adabı

mnvi

Resûlüllah Efendimizin (S.A.V) kabr-i saâdetlerini ziyaret etmek, ziyaret eden için bir şeref ve saadettir orada muhib kalbini nebevî nurlarla doldurur, Muhammedî bereket ve rahmet, onu çepeçevre kuşatır, kalbi rikkat bulur
Resûlüllah Efendimiz (S.A.V) bir hadîs-i şeriflerinde:
“Kabrimi ziyaret edene kıyâmet gününde şefaatim vâcib olur” buyurmuşlardır
Diğer bir hadiste de şöyle buyurulur:
“Kim Beytullah’ı ziyaret eder de beni ziyaret etmezse, bana cefâ etmiş olur”
Bu hadîs-i şerîfler muvacehesinde, hacca giden kimselerin büyük bir mânia karşısında
kalmadıkça, Peygamberimizin (S.A.V) kabr-i saâdetlerini ziyaret etmesi lâzım geldiğini söyleyebiliriz
Medine-i Münevvere’ye giden bir kimse, Peygamber Efendimizin (S.A.V) kabr-i saâdetlerini ve
Mescid-i Nebevî’yi ziyaret etmek niyetinde olmalıdırlar. Bu itibarla yolda sık sık salât ü selâm okumalıdır. Medine’de kalınan yer müsaid ise, Mescid-i Nebevî’ye gitmeden evvel gusledip temiz ve yeni elbiselerini giymek, koku sürünmek güzeldir. Mütevazi bir halde yürünerek Mescid-i Nebevî’ye gelinir.
Mescid-i saâdete Selâm veya Cibrîl kapısından girilir.
Mescid-i Nebevî’ye giren kimse evvelâ minber-i saâdetin yanında iki rek’at tahiyyetü’l mescid namazı kılmaya gayret eder Mümkün olmazsa Mescid-i saadetin herhangi bir yerinde kılar Peygamberimizin kabri ile minberi arasına, hadîs-i şerîf’te, Cennet bahçelerinden bir bahçe tâbiri kullanılmıştır. Bu bakımdan burada kılınan namaz çok faziletlidir
Namazdan sonra Resûl-i Ekrem (ASM) Efendimizin kabr-i saâdetlerinin bulunduğu yere gidilir Kemâl-i hurmet ve edeble iki-üç metre kalıncaya kadar kabr-i saâdete yaklaşılır.
Ve Resûl-i Ekrem(S.A.V) Hazretlerine selâm verilir. Başkaları tarafından Resûlüllah(S.A.V) Efendimize iletilen selâmlar da Fahr-i Âlem (S.A.V) Efendimize arzedilir
Rivayetlerde Resûlüllah(S.A.V)  Efendimizin yapılan salâvat ve kendisine verilen selâmlara muttali’ olduğu, ümmetini yaptıkları amel ve sîmalarıyla bizzat tanıdığı kaydedilmektedir
Resûlüllah Efendimizin(S.A.V)  kabri başında kendisine şu şekilde selâm verilir:
Esselâmü aleyke eyyühe’n-nebiyyü ve rahmetu’llahi ve berekatühû Esselâmü aleyke ya seyyidî yâ Resûlâllah
Esselâmü aleyke yâ Habîballah (1)
Resûlüllah Efendimizin (S.A.V) kabri başında iken bağırılıp çağırılmaz, gürültü edilmez, kabr-i şerîfin parmaklıklarına asılınmaz, kabr-i saâdete doğru kendinden geçerek secde edilmez
Selâmdan sonra şu salâvat 70 kere okunabilir:
Sallâllahü aleyke ya Resûlâllah
Sonra devamla:
Ci’tüke müstağfiren min zenbî müsteşfian bike ilâ rabbî (2) duası okunur Bundan sonra bir Âyete’l-Kürsî ile 11 İhlâs-ı şerîf okunarak başta Peygamberimiz (S.A.V) olmak üzere orda yatan bütün zevâtın ve ehl-i îmanın ruhlarına bağışlanır
Resûlüllah Efendimizi (S.A.V) bu şekilde ziyaretten sonra birkaç adım sağa doğru giderek Hz Ebu
Bekir’in (R.A) kabirlerinin başına gelinir Ona hitaben:
Esselâmü aleyke yâ halîfete resûlillâh Esselâmü aleyke yâ sâhıbe resûlillâh Enîsehû fi’l-ğâr, refîkahu fi’l-esfâr ve emînehû ale’l-esrâr cezakellahu hayran (3) diyerek selâm ve hürmetler sunulur
Sonra birkaç adım daha yürünür Hazret-i Ömer’in (R.A) kabri başına gelinir Ona da:
Esselâmü aleyke yâ Emîre’l-mü’minîn, yâ nâsıra’l-müslimîn Esselâmü aleyke yâ müşettetü şemele’l-müşrikîn Cezakellahü teâlâ hayra’l-cezâ (4) diye selâm ve hürmetler sunulur
Bundan sonra mümkünse tekrar Resûlüllah’ın(S.A.V)  kabri başına gelinir. Orada bol bol salâvat getirilir, dua ve niyazlarda bulunulur. Bilhassa şu kısacak duayı ezberleyerek dilden düşürmemek lâzımdır:
“Yâ Rabbi! Es’elüke en tec’ale tevbetenâ tevbeten nasûha bi-câhi Muhammedin sallâllahü aleyhi ve sellem”

Mevlâm ziyaretlerimizi kabul buyurup gelemiyen kardeşlerimeze de tez zamanda nasip ve  muyesser kılsın amin….

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir